Sürprizzz.. :) Ben Geldim:) Hadi Sizide Bekliyorum:):)

İşte Kadının Zekası:)

26/4/2008 · Kategori: mizah

KADININ ZEKASI
24.04.2008

Bir kadınla bir adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken çarpışırlar.
ikisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur.
Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp:

"çok ilginç! Sen erkeksin ben de kadın. Arabalarımız mahvoldu ama ikimize de hiçbir şey olmadı.
Bu belki de tanışıp, dost olup,
hayatımızın sonuna kadar huzur içinde birlikte yaşamamız için bir işarettir"
der.

Müthiş heyecanlanan adam:
"Evet, galiba haklısın"
diye cevap verir şaşkınlıkla.
"Bak, arabam hurdaya döndü ama bir şişe şarap sapasağlam.
Bu kesin bir işaret.
Bu şarabıiçip şansımızı kutlamalıyız" diye devam eden kadın, şarap şişesini adama uzatır.
Adam şişeyi alır, açar ve yarısını içip kadına verir.
Kadın hemen şişenin mantarını kapatıp adama geri uzatır.
Bunun üstüne adam sorar:
"Sen içmeyecek misin?"
Kadın cevap verir:
"Hayır, ben polisi bekleyeceğim!"
 

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

bir bebegin günlügü :)))

16/4/2008 · Kategori: mizah

1 .gün

böylesi kötü bir başlangıç beklemiyordum.

oha hortumumu bile kesmişler! meme diye, süt diye birşey varmış. nerden nasıl bulunur bu ya?

hayattan daha 1. günden soğutacaklar beni.

2. gün

meme buldum ama bundan süt gelmiyor, emiyorum allah emiyorum, tık yok, süt başka yerde mi? neyse biraz daha emdim geldi, fazla abanınca meme sahibi kişilik bağırdı, ne bağrıyosun açım ben! çok yalnızım be sözlük. hayır bişi değil içerdeyken de yalnızdım ama yediğim önümde yemediğim arkamdaydı en azından, bak yine aklıma geldi, hortumu bile kestiler yaa!

uykum geldi yine. zzzzz!

 3. gün

memeyi sevdim, bu dünyadaki tek dostlarım bu iki meme. iyi ki varsınız.

4. gün

bugün bir sürü olaylar oldu, gürültü yaptılar, başka biryerlere gittik galiba. memeden ayrılınca bağrıyorum geri geliyor, sonra uyuyorum, uyanıyorum bir bakıyorum meme yok, neyse ama tekrar bağrınca geri geliyor nasılsa. s.çmak da zevkliymiş be, eskiden yapamıyordum.

5. gün

bugün 15 kez kaka yaptım, rekorumu geliştirmeliyim. dikkat ettim de her yaptığımda temizliyorlar, bunu sevdim. dikkatimi çeken bir noktada şu ki, amma koca kafalıyım be arkadaş, ağır mı ağır tutamıyorum ********im, pat o yana, pat bu yana, dikkat etseler bari de çatlatmasak daha ilk günden.

6. gün

avucuma ne verseler hemen tutuyorum, tik gibi birşey, maalesef farkettiler, herkes parmağını veriyor avucuma, mecburen tutuyorum, alemin maymunu oldum iyi mi?

bu arada ne çok uyuyorum ya arkadaş, atamadım şu yorgunluğu, daha çok süt içeyim en iyisi. hayır içtikçe de yoruluyorum o da ayrı, nerde o eski günler, hortumdan geliyordu ne güzel, şimdi em allah em, bak yine aklıma geldi, ********ler kesti hortumu yaa.

7. gün

bugün solaryuma girdim, sarılık mı ne ondanmış. yine uykum geldi.

8. gün

biraz daha iyi hissetim kendimi, daha çok süt içiyorum artık. kaka yapma işini de tam alt açma anına denk getiriyorum ki etraf pislensin, eziyet olsun. naapayım ama alt açıkken daha rahat roketleyebiliyorum. kaka yaparken başka birşey daha yapıyorum galiba, anlamaya çalışacağım bakalım.

 9. gün

çok fena hıçkırık tutuyor, geçsin diye nefesimi tutayım dedim onu da beceremedim, neyse ki süt içince geçiyor. bu süt her derde devaymış, bugün bunu gördüm.

 10. gün

sütten başka birşeyler verdiler, var ya, yeter artık be, tam alışıyordum yine dayadılar başka birşey, hayret bişi ya, vitaminmiyiş neymiş.

bu arada memelerin arasından dün gördüğüm lavuk gündüzleri piyasada yok akşamları geliyor sadece, hadi bakalım hayırlısı.

 11. gün

al işte, başladı yine bir arıza. sütten sonra çok feci karnım ağrıyor, böyle gaz gibi bişi, eğilip bükülüyorum, binbir şekile giriyorum çıkaracağım diye. sırtımı falan sıvazlayın bari be kardeşim.

 12. gün

bütün gün gazdan kıvrandım arkadaş ya, bela oldu başıma, yaygarayı bastım ben de. uyutmadım, diktim bunları da hazır asker. sonra bir saldım ki evlere şenlik, akabinde uyudum hemen gerisini hatırlamıyorum

13. gün

annemin suratına s.çtım. tamam utandım biraz da insan bebeği g.tünden öper mi yaa. ayıp oldu di mi? naapıyım abi, neyse fazla kızmadı herhalde.

14. gün

anneme kırmızı renkli birşeyler içiriyorlar, o zaman süt daha bi randımanlı oluyor sanki, böyle tadı da hoşuma gidiyor, şu memelere bir rating aleti taksalar da hangisini sevip hangisini sevmediğimi söyleyebilsem.

15. gün

topuktan kan alıp duruyorlar, metin olayım çok ağlamayayım diyorum ama canım yandı be arkadaş, hayır ondan sonra da hemen süt verince sakinliyorum, kızgınlığım geçiyor, ağız tadıyla asabiyet yaptırmıyorlar, şu memelere karşı biraz daha dikbaşlı durabilsem.

16. gün

şu memeleri çok sevdiğimi bir kez daha anladım, çok seviyorum onları, onlardan ayrılınca içimi bir huzursuzluk kaplıyor, en iyisi onlardan uzaklaştığım anda yaygarayı basayım ben. bugün benden biraz büyük biri geldi yanıma, sevme amaçlı olsa gerek bir geçirdi başım dönüyo hala. sonradan öğrendim kuzenmiş, neyse yazdım kenara intikam alınacak.

 17. gün

etrafı daha net seçer oldum, ama el ve ayak koordinasyonu hala zayıf, memeyi kavrayabiliyorum ancak. bir de bu eller ve ayaklar bana mı ait tam olarak emin değilim, sallıyorum öyle, zevkli birşey. yüze ve gözlere dikkat etmem lazım ama, tırnaklar tehlikeli. diğer yandan annem bugün onları kesmeye çalıştı ama huysuzluk ettim, etmeseydim daha iyi olacaktı galiba, bak çizdik tam gözün altını yine.

18. gün

elime torbalar taktılar, kafaya çarpınca artık acıtmıyor, yara bere de yapmıyor. sanırım onlar da beni seviyor, iyiliğimi düşünüyorlar. aslında hala çıktığım yeri özlüyorum, geri girme imkanım olmaz mı acaba?

19. gun

nihayet o adamin neden eve sadece ak$amlari geldigini anladim megerse bana ve anneme bakmak icin gunduz cali$iyomu$..

aferin gozume girdi $imdi bak!..

 20. gün

tabii ya, annemin karnındayken de duyuyordum o adamın sesini sık sık.

ona da ilgi alaka gösterdim, bağırdığımda bazen o alıyor beni kucağına, meme vardır diye saldırdım ama vermedi. bir ara meme açıkken kıstırdım ama emme olayından bir randıman alabilmiş değilim, meme yüzeyi bayağı bir farklı.
 Çok Güzel Ama Yaaa

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

gerçekler:)

16/4/2008 · Kategori: mizah

Gerçekten Gerçek

1) Bir insanın diliyle tüm dişlerine dokunması imkansızdır.

2) İlk gerçeği okuduktan sonra bütün insanlar diliyle dişlerine dokunmayı denerler.

3) İlk gerçek yalandı.

4) Hiç kimse dirseğini yalayamaz

5) Ve bunu duyanların %98 i bunu dener

6) İkinci gerçek gerçektende gerçek


7) Sende denediğini farkettiğin için şuanda gülümsüyorsun.

8) Şimdi sen de bu gerçekleri forward etme düşüncesindesin.

9) Ve yüzünde hâlâ bir gülümseme var

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Doğumgünü ve evlilik:)

16/4/2008 · Kategori: mizah

-          Doğum gününde ne yapalım canım?
-          Saksı çiçeği alma yeter!
-          Neden öyle diyorsun! Ciddiyim ben, ne yapmak istersin?
-          Ne bileyim!
-          Niye kızıyorsun, ne güzel soruyorum işte!
-          Hiç olmazsa bir gün kendin düşünsen, bir hoşluk yapsan!
-          Evde oturalım istersen ya da nerde yemek istiyorsan oraya gidelim.
-          Gerçekten çok yaratıcısın!
-          Sen çok film seyrediyorsun!
-          Hiçbir şey yapmak istemiyorum!
-          Ya hayatım ben o kadar önemsemiyorum böyle günleri! Sen ne istiyorsan onu yapalım lütfen! Böyle günlere bu kadar anlam yükleme doğru mu? Biz her zaman beraberiz, nasıl olsa.
-          Ne kadar eminsin!
-          Ne demek istiyorsun? Beni tehdit mi ediyorsun?
-          Seni mi!Saçmalama!Gayet açık ve net söylüyorum.
-          Tamam,tamam. İstersen evde yiyelim,istersen başka bir şey yapalım, sen karar ver, bana söylersin.Benim çıkmam lazım.
-          Maça mı gidiyorsun?
-          Evet
-          Fikstüre verdiğin önemi bize versen, belki daha kuvvetli bir ilişkimiz olurdu.
-          Offf ya! Huzursuz ediyorsun beni!
-          Memnuniyetsizliğimi söylememi istemiyorsun, memnun olup olmamam önemli değil zaten, yeter ki senin haberin olmasın! Huzurun o yüzden kaçıyor! Beni restorana götürmek istiyorsun, ama gittiğimizde sadece garsonlarla konuşuyorsun.
-          Ne zaman garsonlarla konuştum?
-          Sipariş verirken ve hesabı isterken. Ben yan masalarla sohbet etmek zorunda kalıyorum.
-          Amaaaannn sana da yaranılmıyor!Sen doğum gününde benimle bir şey yapmak istiyor musun istemiyorsun?
-          Açıkça söylemek gerekirse istemiyorum. Seninle canım sıkılıyor. Görev bilinciyle beni yemeğe götürecek birini istemiyorum ben. Mevzu beni sevindirmek, mutlu yapmak değil. Senin bu tarzına sinir oluyorum. Herkesin senin önem verdiğin şeylere değer vermesini istiyorsun ama kendin hiç böyle şeyler yapmıyorsun. Şimdi sana söyleyeyim, senin için önemli olan hiçbir şeyi önemsemiyorum artık! Umurumda bile değil artık. Yemeğe çıktığımızda kafasını salata tabağına gömen biriyle de yemeğe çıkmak falan istemiyorum. Aslında boşa konuşuyorum, bu söylediklerimi bile anlamıyorsun sen! Dırdır zannediyorsundur kesin!
-          Dırdır ediyorsun ama!
-          Hadi çık git ya, maça mı gideceksin nereye gideceksen…
-          İyilik yapayım dedim, olayı nerelere getirdin!
-          Pasta alırsın üfler dilek tutarım, al sana iyilik.
-          Ne dilek tutacaksın?
-          Seni ilk gördüğüm güne geri dönmek istiyorum. Seni görür görmez arkamı dönüp koşacağım
Çok Gerçekçi AmA

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

öküzün çeşitleri....:)

11/4/2008 · Kategori: mizah

öküzler, cinsleri, yaşayışları, yetiştirilme tarzları bakımından ayrılarak çeşitlilik gösterirler. Her birinin ayrı bir öküzlüğü vardır ve hiç biri birini tutmamasına rağmen sonuç itibariyle hepsine biz kısaca öküz diyoruz. Ben birtakım çeşitlerini ve gösterdikleri davranış özelliklerini yazacağım, siz de kendi bildiğiniz öküz çeşitlerini ekleyebilirsiniz.

Trafik öküzleri:
Bu tür öküzler genellikle karşımıza trafikte seyir halindeyken çıkar. Genellikle BMW, Mercedes gibi otomobiller tercih ederken, bazıları da şahin, doğan, murat124 gibi otomobillerden yana kullanabilir tercihlerini. Bu tip öküzler arkalarından gelen araca yol vermemeyi bir marifet olarak nitelendirmekte, eğer böyle bir şey yaparlarsa incilerinin döküleceğine inanmaktadırlar. Özellikle bayan bir şöför iseniz bunların varlığını derinden hissedebilirsiniz. Bu cins öküzler trafikte seyir halindeyken sizi aracıyla sıkıştırmak suretiyle iyi bi halt ettiğini zanneder. Bunu yapmazsa eğer kendince ayıptır, kaçırılmış bir fırsattır. Yaptığında ise egoları acayip tatmin olur, hatta kendini başı göğe ermiş gibi falan hisseder.

Paralı Öküzler:
Bu tip öküzler genellikle kalbur üstü dediğimiz ve bu deyimin hala ne olduğunu anlayamadığım sosyolojik grup içersinde yer almaktadırlar. Bu cinslere "kravatlı öküzler" de diyebiliriz. "Kıroyum ama para bende" dercesine etrafta sek sek sekerek bade süzerler. Onlar için "imaj hiçbirşey, para herşey"dir. Hatta bu fikre dayanarak siyah takım elbisenin altına turuncu çorap giymekten bile çekinmezler. Bazı modelleri de kravatı ile aynı renk cep mendili kullanır. Karşı cins tarafından sevilesi, aşık olunası, vazgeçilmez bir yaratık gibi görürler kendilerini. Hatta çok ileri gidip karizmatikmiş hissine bile kapılabilirler. Onlar paranın her açığı kapattığına inanır, para ile öküzlüklerini kapatma felsefesi ile hareket ederler. Bazıları bu konuda başarılı olur ve öküz olduklarını kimse anlayamaz.

Sosyal öküzler:
Bu gruptaki öküzlerle her yerde karşılaşabiliriz. Sokakta, parkta, cafede, çarşıda, pazarda bütün sosyal ortamlarda.. Bu cinsler ise resmen karşı cinsleri rahatsız etmek amacıyla birtakım yerlerde konuçlanmıştırlar. Önlerinden geçen her hatun kişiye kayıtsız şartsız laf atmalarıyla meşhurdurlar. Bunların bazı çeşitleri bireysel takılırken, koloni halinde takılanları da vardır. Kolonideki bütün bireyler birbirlerine gaz vermek suretiyle gelen geçene laf atma eylemini hak geçmeden paylaşmaktadırlar. Örneğin birinci geçene birinci öküz laf attı ise, ikinciye laf atmak ikinci öküzün hakkıdır ve bu hakkın asla yenmemesi lazımdır.

Asosyal öküzler:
Bu tipler ise hiç bir sosyal ortama katılım sağlamamaktadır. Ve bu tarz birşeyin ayıp günah olduğuna kendilerini inandırmışlardır. Karşı komşunuz da olsa bir selamı sabahı size çok görürler. Selam verirse eğer ağzının eğrileceği düşüncesindedirler. Bunların öküzlükleri en zararsız olandır. Yalnızlığa mahkum olarak hayatlarını idame ettirmektedirler. Yaralı parmağınıza iyi geleceğini bilseler de idrarlarını esirgerler. Yani kimseye
ne zararları ne de yararları dokunur. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın felsefesini aşmış "Aman yılan bana dokunmasın da kime dokunursa dokunsun, banane" felsefesiyle hareket etmektedirler.


Toplu Taşıma Aracı Öküzleri:
Bu tip öküzlere de belediye otobüsünde, metroda, trende,şehirlerarası otobüslerde rastlayabiliriz. Her toplu taşıma aracında farklı davranışlar sergilerler. Bir bayansanız ve belediye otobüsünde bunlardan biri ile karşılaştıysanız mutlaka "biri arkadan itekliyordur". Şehirlerarası otobüslerde ise horlamak, geğirmek, ayakkabılarını çıkararak ayak kokularını etrafa salmak suretiyle öküzlüklerini belli ederler. Hatta daha ileri gidenleri de vardır ki, burda dile getirmek istemiyorum ben şahsen.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »