Sürprizzz.. :) Ben Geldim:) Hadi Sizide Bekliyorum:):)

Doğumgünü ve evlilik:)

16/4/2008 · Kategori: mizah

-          Doğum gününde ne yapalım canım?
-          Saksı çiçeği alma yeter!
-          Neden öyle diyorsun! Ciddiyim ben, ne yapmak istersin?
-          Ne bileyim!
-          Niye kızıyorsun, ne güzel soruyorum işte!
-          Hiç olmazsa bir gün kendin düşünsen, bir hoşluk yapsan!
-          Evde oturalım istersen ya da nerde yemek istiyorsan oraya gidelim.
-          Gerçekten çok yaratıcısın!
-          Sen çok film seyrediyorsun!
-          Hiçbir şey yapmak istemiyorum!
-          Ya hayatım ben o kadar önemsemiyorum böyle günleri! Sen ne istiyorsan onu yapalım lütfen! Böyle günlere bu kadar anlam yükleme doğru mu? Biz her zaman beraberiz, nasıl olsa.
-          Ne kadar eminsin!
-          Ne demek istiyorsun? Beni tehdit mi ediyorsun?
-          Seni mi!Saçmalama!Gayet açık ve net söylüyorum.
-          Tamam,tamam. İstersen evde yiyelim,istersen başka bir şey yapalım, sen karar ver, bana söylersin.Benim çıkmam lazım.
-          Maça mı gidiyorsun?
-          Evet
-          Fikstüre verdiğin önemi bize versen, belki daha kuvvetli bir ilişkimiz olurdu.
-          Offf ya! Huzursuz ediyorsun beni!
-          Memnuniyetsizliğimi söylememi istemiyorsun, memnun olup olmamam önemli değil zaten, yeter ki senin haberin olmasın! Huzurun o yüzden kaçıyor! Beni restorana götürmek istiyorsun, ama gittiğimizde sadece garsonlarla konuşuyorsun.
-          Ne zaman garsonlarla konuştum?
-          Sipariş verirken ve hesabı isterken. Ben yan masalarla sohbet etmek zorunda kalıyorum.
-          Amaaaannn sana da yaranılmıyor!Sen doğum gününde benimle bir şey yapmak istiyor musun istemiyorsun?
-          Açıkça söylemek gerekirse istemiyorum. Seninle canım sıkılıyor. Görev bilinciyle beni yemeğe götürecek birini istemiyorum ben. Mevzu beni sevindirmek, mutlu yapmak değil. Senin bu tarzına sinir oluyorum. Herkesin senin önem verdiğin şeylere değer vermesini istiyorsun ama kendin hiç böyle şeyler yapmıyorsun. Şimdi sana söyleyeyim, senin için önemli olan hiçbir şeyi önemsemiyorum artık! Umurumda bile değil artık. Yemeğe çıktığımızda kafasını salata tabağına gömen biriyle de yemeğe çıkmak falan istemiyorum. Aslında boşa konuşuyorum, bu söylediklerimi bile anlamıyorsun sen! Dırdır zannediyorsundur kesin!
-          Dırdır ediyorsun ama!
-          Hadi çık git ya, maça mı gideceksin nereye gideceksen…
-          İyilik yapayım dedim, olayı nerelere getirdin!
-          Pasta alırsın üfler dilek tutarım, al sana iyilik.
-          Ne dilek tutacaksın?
-          Seni ilk gördüğüm güne geri dönmek istiyorum. Seni görür görmez arkamı dönüp koşacağım
Çok Gerçekçi AmA

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

İnsanın eşi olmalı

14/4/2008 · Kategori: ask

İnsanın eşi olmalı,

bakarken yüreğinin kabardığı, gözlerinden

gözlerine yüreğinin aktığı...aşık olduğu bir eşi

olmalı!

 

Sabah gözlerini açtığında, yanında olduğunu

görüp, şükürler etmeli Yaradana. Koklamalı

saçlarını. Uyuyan eşine şefkatle bakıp, usulca

dokunmalı yüzüne, varlığını hissedebilmek

için. Parmakları titremeli, incitirim

korkusuyla. Sürekli çağlayan bir pınar olmalı

gönlü...kramplar girmeli midesine, onsuzluk

aklına geldikçe!

Rüzgar onun kokusunu getirmeli, yağmur

onun sesini. Elleri yanmalı ellerini tutabilmek

için. Akşam onu görecek diye, pırpır etmeli

yüreği. Kelebekler gibi olmalı insanın kalbi.

Ayakları birbirine dolaşmalı heyecandan, eve

dönerken eşi. Beklemek asırlar gibi uzun

gelmeli. Gelişi ile sonsuz bir nur dolmalı içine.
Yüzüne baktığında, konuşmadan anlamalı

derdini, tasasını, öfkesini, sevincini,

coşkusunu...vs. Güven duymalı, herşeyiyle.

Başını göğsüne koyup, huzurla uyuyabilmeli,

tüm düşüncelerinden arınmış olarak. Babası,

abisi, arkadaşı, dostu, sırdaşı, anası, çocuğu

olmalı...Şımarabilmeli yanında. Kıskanılmalı

zaman zaman da...

Bir eşi olmalı insanın!!!
Sabah yolcularken işine, içi acımalı, daha

yollarken özlemeye başlamalı. Seni şimdiden

özledim!!!

Akşam dönüşünü beklemeli sabırsızlıkla.

Gözleri yollarda kalmalı ve kapıyı çalmadan

açmalı...aşkla karşılamalı, hasretle sarılmalı

boynuna, özlemle koklayıp, öpmeli, yıllarca

uzak kalmışcasına! Her günü bir başka güzel

olmalı yaşamın, bir başka özel, bir başka

soluklanmalı her anında. Verdiği hiç bir şeyin

yeterli olmadığını düşünüp, kahrolmalı, daha

fazla ne yapabilirim diye düşünmeli. Mutluluk

saçmalı etrafına.

Bir eşi olmalı insanın,

cennetten köşe almışcasına sevdiği, sakındığı,

bakmaya kıyamadığı...Her bir hücresinden

aşkın fışkırdığı, çölde okyanusu yaşadığı

bir eşi olmalı!!!

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

öküzün çeşitleri....:)

11/4/2008 · Kategori: mizah

öküzler, cinsleri, yaşayışları, yetiştirilme tarzları bakımından ayrılarak çeşitlilik gösterirler. Her birinin ayrı bir öküzlüğü vardır ve hiç biri birini tutmamasına rağmen sonuç itibariyle hepsine biz kısaca öküz diyoruz. Ben birtakım çeşitlerini ve gösterdikleri davranış özelliklerini yazacağım, siz de kendi bildiğiniz öküz çeşitlerini ekleyebilirsiniz.

Trafik öküzleri:
Bu tür öküzler genellikle karşımıza trafikte seyir halindeyken çıkar. Genellikle BMW, Mercedes gibi otomobiller tercih ederken, bazıları da şahin, doğan, murat124 gibi otomobillerden yana kullanabilir tercihlerini. Bu tip öküzler arkalarından gelen araca yol vermemeyi bir marifet olarak nitelendirmekte, eğer böyle bir şey yaparlarsa incilerinin döküleceğine inanmaktadırlar. Özellikle bayan bir şöför iseniz bunların varlığını derinden hissedebilirsiniz. Bu cins öküzler trafikte seyir halindeyken sizi aracıyla sıkıştırmak suretiyle iyi bi halt ettiğini zanneder. Bunu yapmazsa eğer kendince ayıptır, kaçırılmış bir fırsattır. Yaptığında ise egoları acayip tatmin olur, hatta kendini başı göğe ermiş gibi falan hisseder.

Paralı Öküzler:
Bu tip öküzler genellikle kalbur üstü dediğimiz ve bu deyimin hala ne olduğunu anlayamadığım sosyolojik grup içersinde yer almaktadırlar. Bu cinslere "kravatlı öküzler" de diyebiliriz. "Kıroyum ama para bende" dercesine etrafta sek sek sekerek bade süzerler. Onlar için "imaj hiçbirşey, para herşey"dir. Hatta bu fikre dayanarak siyah takım elbisenin altına turuncu çorap giymekten bile çekinmezler. Bazı modelleri de kravatı ile aynı renk cep mendili kullanır. Karşı cins tarafından sevilesi, aşık olunası, vazgeçilmez bir yaratık gibi görürler kendilerini. Hatta çok ileri gidip karizmatikmiş hissine bile kapılabilirler. Onlar paranın her açığı kapattığına inanır, para ile öküzlüklerini kapatma felsefesi ile hareket ederler. Bazıları bu konuda başarılı olur ve öküz olduklarını kimse anlayamaz.

Sosyal öküzler:
Bu gruptaki öküzlerle her yerde karşılaşabiliriz. Sokakta, parkta, cafede, çarşıda, pazarda bütün sosyal ortamlarda.. Bu cinsler ise resmen karşı cinsleri rahatsız etmek amacıyla birtakım yerlerde konuçlanmıştırlar. Önlerinden geçen her hatun kişiye kayıtsız şartsız laf atmalarıyla meşhurdurlar. Bunların bazı çeşitleri bireysel takılırken, koloni halinde takılanları da vardır. Kolonideki bütün bireyler birbirlerine gaz vermek suretiyle gelen geçene laf atma eylemini hak geçmeden paylaşmaktadırlar. Örneğin birinci geçene birinci öküz laf attı ise, ikinciye laf atmak ikinci öküzün hakkıdır ve bu hakkın asla yenmemesi lazımdır.

Asosyal öküzler:
Bu tipler ise hiç bir sosyal ortama katılım sağlamamaktadır. Ve bu tarz birşeyin ayıp günah olduğuna kendilerini inandırmışlardır. Karşı komşunuz da olsa bir selamı sabahı size çok görürler. Selam verirse eğer ağzının eğrileceği düşüncesindedirler. Bunların öküzlükleri en zararsız olandır. Yalnızlığa mahkum olarak hayatlarını idame ettirmektedirler. Yaralı parmağınıza iyi geleceğini bilseler de idrarlarını esirgerler. Yani kimseye
ne zararları ne de yararları dokunur. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın felsefesini aşmış "Aman yılan bana dokunmasın da kime dokunursa dokunsun, banane" felsefesiyle hareket etmektedirler.


Toplu Taşıma Aracı Öküzleri:
Bu tip öküzlere de belediye otobüsünde, metroda, trende,şehirlerarası otobüslerde rastlayabiliriz. Her toplu taşıma aracında farklı davranışlar sergilerler. Bir bayansanız ve belediye otobüsünde bunlardan biri ile karşılaştıysanız mutlaka "biri arkadan itekliyordur". Şehirlerarası otobüslerde ise horlamak, geğirmek, ayakkabılarını çıkararak ayak kokularını etrafa salmak suretiyle öküzlüklerini belli ederler. Hatta daha ileri gidenleri de vardır ki, burda dile getirmek istemiyorum ben şahsen.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

AŞK

8/4/2008 · Kategori: ask


AŞK; hİÇBİR ŞEYE ALDIRMAMAKTIR..

ONUN YANINDAYKEN BİR BAKARSINIZ

YER BULUTLARIN ÜSTÜ OLUR ..

AŞK; SAHİPLENMEKTİR..

ONA YALNIZLIĞI HİSSETTİRMEMEKTİR..


 
AŞK; UTANMAMAKTIR..

DİLEDİĞİNCE BAĞIRMAKTIR.. KARIŞILIKLIDIR

 
AŞK; MEÇHUL BİR ZAMANDA

MEÇCUL BİR YERDE MEÇHUL BİR AN'DADIR..

 
AŞK; BAZEN MASUMİYET..

 AMA EN GÜZELİDİR AŞK .. DOYASIYA

YAŞAMAKTIR..


ELİNDEN GELDİĞİNCE BİRŞEYLER

YAPABİLMEKTİR..


KORUMAKTIR VE DE SEVMEKTİR.. KISKANÇLIKTIR

BAZEN..


FAKAT ; AŞK MUTLULUKTUR..


Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Bir erkek neyi bekler?

7/4/2008 · Kategori: mizah

Bir erkek neyi bekler


Gercek 1 kadin bekler,annesinin besledigi gibi onu besleyen,


 

 
Evini temiz,pak ve sicak tutan,
 

 

 

 

 
Dir dir nedir bilmeyen,
 

 

 
Paranin kiymetini bilip alisveris etmeyen,
 

 
Bütün gün calisip,
 
 


 
Bütün gece dans edebilien,
 

 

 
Ve asla HAYIR! demeyen,
 

 

 
Asla basi agrimayan;

 

 
Ve her zaman tedbirli,
 

 

Yalniz kendisini sevecek,
 
 

 
Ve şımartacak bir kadın
 

 

 
BEKLER...............................................
 
 

 
ÇOK BEKLER.............
 
 
 
 
 

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »